46,1360$% -0.01
53,2853€% -0.06
6.261,88%-0,90
10.400,00%-0,85
41.504,00%-0,85
4.222,52%-0,90
KİMSE KENDİNİ DEVLETTEN BÜYÜK SANMASIN: ANLAYABİLENE…
Gündemin yoğun sarmalı arasında bazen öyle cümleler kurulur ki, satır aralarını doğru okumayanlar için sıradan bir polemik gibi görünür. Oysa meseleye biraz daha derinden, devlet aklının ve hafızasının penceresinden baktığınızda, karşınıza çok net bir vesayet tasfiyesi ve “haddini bildirme” iradesi çıkar.
Geçtiğimiz günlerde Adalet Bakanımızın, iş dünyasının sembol isimlerinden Rahmi Koç üzerinden yaptığı basın açıklaması da tam olarak böyle bir kırılma noktasıdır.
Yıllarca bu ülkede belli çevreler, sahip oldukları sermayenin büyüklüğüne, uluslararası bağlantılarına ve ekonomik güçlerine dayanarak kendilerini adeta hukukun da, devletin de üzerinde gördüler. “Biz varsak ekonomi var, biz yoksak sistem çöker” kibriyle, arka kapı diplomasileriyle devlete yön vermeye, siyasete ayar çekmeye yeltendiler. Kendilerini bu ülkenin asıl sahibi, geri kalan herkesi ise figüran saydılar.
İşte Sayın Bakanın o açıklaması, bu köhne zihniyetin duvarına çarpan sert bir devlet tokadı niteliğindedir.
Orada verilen mesaj, sadece bir şahsa veya bir holdinge yönelik değildir. O mesaj, kendini zengin sanıp da devletin gücünü, milletin iradesini hiçe sayabileceğini düşünen tüm odaklara yazılmış açık bir mektuptur. Bakanımız, kelimelerini seçerken aslında şu yalın gerçeği haykırmıştır: Bu ülkede hiç kimse, ne kadar parası, ne kadar gücü olursa olsun hukuktan üstün değildir. Kendini bir şey sananlar, devletin kudreti karşısında ne kadar cüceleştiklerini er ya da geç anlayacaklardır.
“Devletin gücü, paranın gücünü her zaman döver.”
Bu topraklar bin yıllık devlet geleneğiyle yoğrulmuştur. Devlet, yeri geldiğinde şefkatlidir ama yeri geldiğinde de sınırları zorlayanlara, kendini “dokunulmaz” addedenlere haddini bildirmeyi çok iyi bilir. Zenginliğine güvenip fildişi kulelerinden ahkam kesenler, o kulelerin devletin tek bir kararıyla nasıl yerle bir olabileceğini unutmamalıdır.
Lakin mesele şu ki; bu mesajı herkes kendi meşrebine göre yorumluyor. Kimi siyasi bir çekişme görüyor, kimi kişisel bir kırgınlık… Oysa ortada çok açık bir “egemenlik” manifestosu var.
Bakanın o kıymetli açıklamasında altı çizilen gerçek, sınıfsal bir kibirle devlete meydan okuyanların devrinin kapandığıdır. Sermaye, hukukun ve milli iradenin üzerinde bir vesayet odağı olamaz.
Anlayabilene mesaj çok net, çok berrak… Kendini zengin sanıp hukukun üstünde görenler için o açıklama, sadece bir uyarı değil, aynı zamanda gelecekte yazılacak olan yeni dönemin de ilk paragrafıdır.
Sedat CİBA
