Biz Sandıkta Bir Cumhurbaşkanı mı Seçtik, Yoksa Bir Yönetim Ailesi mi?
Biz Sandıkta Bir Cumhurbaşkanı mı Seçtik, Yoksa Bir Yönetim Ailesi mi?
Demokrasilerde yetki, halk tarafından sadece ve sadece seçilen kişiye verilir. Seçilen kişinin ailesine, akrabalarına veya vakıf yöneticisi yakınlarına devredilemez. Ancak son zamanlarda karşımıza çıkan tablo, devlet ciddiyeti ve anayasal düzen açısından düşündürücüdür.
Resmi yetkisi olmayan Emine Erdoğan’ın, devletin bakanlarını yanına alıp resmi açıklamalar yapması,
Siyasi bir sıfatı bulunmayan Bilal Erdoğan’ın, bakanları ve başkanları arkasına dizerek mikrofonların başına geçmesi,
Geçmişteki pratikleri ortada olan Berat Albayrak’ın yeniden kurtarıcı gibi sahneye sürülme çabaları...
Afedersiniz ama biz tam olarak hangi sistemle yönetiliyoruz? Bu durum devlet geleneğimizi ve ülkemizi ileriye mi götürüyor, yoksa kurumsal yapımızı tamamen aşındırıyor mu? Cevap çok açık.
Eğer liyakatten, şeffaflıktan ve modern bir devlet yapısından uzaklaşıp geriye doğru gidiyorsak, bir zahmet hep birlikte durup düşünelim.
Bu gidişata karşı açık yüreklilikle özeleştiri yapmak, ülkesini seven her vatandaşın sorumluluğudur. Devlette liyakat ve kurumlar esastır; şahıslar veya aileler değil!