Geldiği Yeri Unutanlara Mert’çe Hatırlatma: Kimse Herkesi Saf Sanmasın!”
Pınarbaşı Mahallesi’nin dar sokaklarında çocukluğumuzun izleri dururken, uzaktan gelen tanıdık bir ses yankılandı: Alo Ramazan abimin çağrısı. Kulak kabarttık tabii, ne diyor diye baktık.
Değerli abim; şahsi çıkarların çatışmış, menfaatlerin bir yerlerde çark edip uyuşmamış olabilir. Hayat bu, herkesin hesabı kendine. Bu yüzden birilerine kırgın, hatta düşmanlık besliyor da olabilirsin. Lakin, bunu yaparken benim ismim üzerinden prim kasarak yapmamanı rica ediyorum. Bari çocukluğumuzun hatırına bu ucuzluğa tevessül etmeseydin.
Ben taraflı tarafsız tüm yolları, atılması gereken adımları zaten ilgili ve gerekli yerlere bildirdim, üzerime düşen haberi de yaptım. Senin çıkıp bu videoyu çekmen ise hem trajikomik bir tiyatro olmuş hem de içindeki o birikmiş kindarlığı kusmaktan başka bir şey değil.
Şurası da aşikâr ki; memlekette bugüne kadar sana sağlanan imkanlar, ayrıcalıklar bir başkasına sağlanmış olsaydı, şüpheniz olmasın ki onlar da aynı zihniyetle Kemal başkanı öve öve bitiremezdi. Düzenin çarkı böyle işliyor, biliyoruz. Ama insan geldiği yeri de unutmamalı, nereden buralara geldiğini saklamamalı.
Hatır denilen şey iki günlük menfaate kurban edilmeyecek kadar kıymetlidir.
Vesselam...
İsmim bu hikayenin ortasına atıldığı için, biz de her zamanki gibi mertçe söz hakkımızı kullandık. Herkes kendi yoluna baksın