Okullarda Artan Şiddet: İyi İnsan Yetiştirmeden, Güvenli Toplum İnşa Edilemez | Mustafa GELEBEK
Son günlerde Şanlıurfa’da yaşanan okul saldırısı ve hemen ardından Kahramanmaraş’ta bir 8. sınıf öğrencisinin karıştığı trajik olay, toplamda 9 can kaybıyla hepimizi derinden sarstı. Bu olaylar artık münferit vakalar olarak değerlendirilemeyecek kadar ciddi bir tabloyu gözler önüne seriyor. Okulların güvenli liman olmaktan çıkma riskiyle karşı karşıya olduğu bir dönemdeyiz.
Bu noktada sorulması gereken en önemli soru şu: Nerede hata yapıyoruz?
Öncelikle çocukların silah ve benzeri suç aletine ulaşamaması için gerekli aile içi ve dışı tedbirler alınmalıdır. Özellikle güvenlik kuvvetleri evde silahlarını, evlatlarının görmediği bilmediği yerlerde veya korunaklı alanlarda muhafaza etmeliler.en elzem konuların başında gelmektedir…
Dijital dünya da göz ardı edilemez. Şiddet içerikli oyunlar, sosyal medya zorbalığı ve kontrolsüz internet kullanımı, gençlerin gerçeklik algısını bozabilmektedir. Bu nedenle dijital okuryazarlık eğitimi hem öğrencilere hem de velilere verilmelidir.
Güvenlik boyutu ise ayrı bir başlık olarak ele alınmalıdır. Okullarda giriş-çıkış kontrolleri sıkılaştırılmalı, güvenlik personeli sayısı artırılmalı ve riskli durumlar için erken uyarı sistemleri kurulmalıdır. Ancak unutulmamalıdır ki sadece fiziksel önlem almak yeterli değildir; asıl mesele, şiddetin ortaya çıkmadan önce önlenmesidir.
Eğitim sistemi de bu sürecin merkezindedir. Sadece sınav başarısına odaklanan bir yapı yerine; empati, değerler eğitimi, öfke kontrolü ve iletişim becerilerini geliştiren bir müfredat oluşturulmalıdır. Çünkü iyi insan yetiştirmeden, güvenli toplum inşa edilemez.
Sonuç olarak; bu tür acı olayların tekrar yaşanmaması için devlet, okul, aile ve toplum birlikte hareket etmek zorundadır. Her kaybedilen can, aslında ihmal edilen bir sorumluluğun sonucudur. Artık geç kalmadan harekete geçme zamanıdır.
Unutulmamalıdır ki; çocukları korumak, sadece bir görev değil, geleceği korumaktır.