Şehit Resul Polat Anısına: 33 Yıllık Özlem | Mehmet OĞUZTÜRK

Bugün çocukluğuma kazınan acı bir kaybın sene-i devriyesi. Takvim yaprakları 5 Mayıs 1993'ü gösterdiği vakitlerdi. İslahiye'nin Burunsuzlar Köyü'ne Mersin ilinden acı bir ateş düşmüştü. O vakitler henüz ilçeye bağlı doğru düzgün yolu bile yoktu köyün. Elektriğin bile yeni geldiği yıllardı. İşte o coğrafyadan ender çıkan devletin üniformalı memuru olmuştu Şehit Resul Polat. Henüz 35'indeydi. Devlet o yıllarda şu ankinden daha saygın bir mertebedeydi. Adım başı üniversitenin ve köşe başı lisenin olmadığı o yıllarda, köy okulları alfabe öğretmekten öte gidemezdi. Fakat bazen kabuğundan sıyrılma şansı verirdi hayat. Zamanın imkanlarıyla Mersin'de bekçi olarak vazife şansı bulmuştu. Üniformasıyla yarı bulanık hatırladığım çocukluğumun kahramanlarındandı. Ve öyle de oldu. Sadece benim değil, o karanlık günde vatanın da kahramanı olmuştu. Mersin'de yaşanan bir çatışmada, geride gözü yaşlı evlatlarını, eşini, anne, baba ve kardeşlerini bırakarak şehadete ermişti. Bugün Merhum Şehit Resul Polat'ın şehadete erişinin 33. yıl dönümü. Şu anki zaman diliminde ateş sadece düştüğü yeri yakıyor. Cenazelere gelip kahkaha atarak sohbet edenlerin, pide geç geldi diyen söylenenlerin, dağ gibi evladını kaybeden babayı taziyedeki çay çorba için eleştirenlerin değil de, 90'lı yıllarda insanın değerli, acı kayıpların ise sadece çekirdek ailede değil daha geniş kitlede hüzün ve saygıyla yas olarak görüldüğü vakitlerdi. İşte bazı ölümleri unutulmaz kılan zamanın adap, edep ve saygı kültürüydü. Belki de bu yüzden unutamadığım acıların başında geliyordu Şehit Resul Polat'ın şehadeti. Vefatının sene-i devriyesinde Şehit Resul Polat'ı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Bugün İslahiye'mizin Burunsuzlar Köyü'nde ebedi istirahat mabedinde, mezar taşında yazılı olan ve çocukluğumdan beri unutmadığım şu dörtlükle yazımı sonlandırıyorum... Ölüm Güzel Şey Budur Perde Arkası Haber Hiç Güzel Olmasaydı Ölür müydü Peygamber? Rahmet ve dua ile. Mehmet OĞUZTÜRK Araştırmacı Yazar