Şehri İmar Ederken Nesli İhmal Etmek | Haydar ÖZKAN

Bir şehri imar etmek kolaydır: Beton döker, yol açar, bina yükseltirsiniz. Ama o şehrin asıl gücü, onu ayakta tutan nesildir. Eğer şehri imar ederken nesli ihmal edersek, bir gün o ihmal ettiğimiz nesil, imar ettiğimiz şehri içten içe imha eder. Dün Şanlıurfa Siverek’te, bugün Kahramanmaraş’ta yaşanan canice okul saldırıları bunu acı bir şekilde gösterdi. Özellikle Kahramanmaraş’taki ortaokul saldırısında ölü sayısı 9’a yükseldi. Bunlar tesadüf değil. Yıllardır ihmal edilen gençliğin, boş bırakılmış ruhların, değersizleştirilen ahlakın ve dijital zehrin patlamasıdır. Bu vesileyle, çocuklarımızın önüne kendini siper ederek koruma altına alan ve canıyla bedel ödeyen Ayla Kara öğretmenimize ve yavrularımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Kahraman öğretmenimiz, son nefesine kadar öğrencilerini korumak için siper oldu ve bu fedakârlığıyla hepimizin yüreğinde taht kurdu. Gençlik, şehrin hem tohumu hem de ateşidir. Onları eğitmez, donatmaz, manevi değerlerle beslemezseniz o ateş ya söner ya da yanlış yerleri yakar. Amaçsız, ekranların esiri olmuş bir gençlik, en sağlam binadan daha tehlikeli bir yıkım aracıdır. Her Şey Ailede Başlar Eğitim okulda değil, ailede başlar. Anne-baba çocuğuna küçük yaştan itibaren emanet şuuru, disiplin, sevgi ve “biz” duygusu vermelidir. Evde örnek olmazsa dışarıdaki her rüzgâr o çocuğu savurur. Aile dağıldıkça toplum da dağılır. Ahlak ve Maneviyat En Büyük Mirastır Gençlerimize sadece diploma değil, ahlak ve maneviyat vermeliyiz. Allah korkusu, vicdan, helal-haram şuuru ve vatan sevgisi kalplerine nakşedilmelidir. Bunlar olmadan yükselen binalar, bir milletin mezar taşı olur. Sosyal Medya: Karanlık Talimatların Yeni Arenası Bu vahşi saldırıların en büyük tetikleyicilerinden biri sosyal medya zehridir. Bugün Discord üzerinden “okula saldırı” talimatları veriliyor, karanlık gruplar gençleri “oyun” diye kandırıyor. Yarın başka bir platform çıkar, aynı zehir akmaya devam eder. Günde saatlerce ekran karşısında geçirilen hayat beyinleri uyuşturuyor, şiddeti normalleştiriyor. Aileler çocuklarını bu tuzağa atmamalı; kullanımını sınırlamalı, denetlemeli, gerekirse tamamen yasaklamalıdır. Telefon yerine kitap hediye edin. Gerçek hayat ekrandan dışarıdadır. Ne Yapmalıyız? Ailede eğitimi başlatıp okulda destekleyelim. Spor, sanat ve maneviyatla iradeyi güçlendirelim. Camileri ve gençlik merkezlerini gençlerin buluşma yeri yapalım. Belediyeler her mahallede “Gençlik Evi” kursun. Sosyal medya platformlarındaki karanlık örgütlenmelere karşı etkili ve kararlı mücadele edelim. Unutmayalım: Taşlar yerinden oynar, ama nesil yerinden oynarsa şehir biter. Bir bina yıkılırsa yeniden yapılır, ama bir nesil bozulursa asırlar alır. Gençlik bugünümüzün en kıymetli sermayesidir. Onu ihmal etmek, şehri kendi ellerimizle dinamitlemektir. Şehri imar ederken nesli ihmal etmeyelim. Dün Urfa’da, bugün Maraş’ta akan kan bunun en acı çığlığıdır. Gelecek, ihmalin bedelini çok ağır ödetir. Necmettin Erbakan Hocamızın veciz ifadesiyle: “Bir milletin asıl gücü; tankı, topu, tüfeği değil, inançlı ve imanlı gençliğidir. ”Bu sözü unutmayalım. Bir milletin asıl gücü ahlaklı, maneviyatlı, inançlı ve imanlı gençliğidir. Taşları değil, nesli imar edelim. Çünkü nesli kurtaran, şehri de, milleti de kurtarır. Yeni bir köşe yazısında buluşmak ümidiyle, Allah bu acıları bir daha yaşatmaması temennisiyle; hoşça ve dostça kalın. Selam ve dua ile. Haydar Özkan Yeniden Refah Partisi İslahiye İlçe Başkanı