Sessiz İyiliğin Zarafeti: Bir Koli, Bir Dua, Bin Mahcubiyet

Ramazan ayı geldiğinde kalplerimiz yumuşuyor, sofralarımız paylaşmanın bereketiyle doluyor. Ne güzel bir gelenektir o kolileri hazırlamak, içinde temel ihtiyaçların yanında bir nebze de olsun sevgi ve kardeşlik paketlemek... Ancak bu güzel niyetleri hayata geçirirken, iyiliğin o ince çizgisini, yani insan onurunu bazen gözden kaçırabiliyoruz. ​Eskiler ne güzel derdi: "Sağ elin verdiğini, sol el görmesin." Bu sadece bir söz değil, bir nezaket kültürüydü. Yardımı alanın mahcubiyet duymadığı, verenin ise sadece bir görev bilinciyle hareket ettiği o sessiz köprü... Şimdilerde ise iyiliği bir fotoğraf karesine sığdırmaya, bir "beğeni" uğruna o en mahrem anları, o bükük boyunları afişe etmeye başladık. ​İyilik Sessizleşince Güzelleşir ​Yardım götürdüğümüz kapının ardında bir yaşam, bir aile ve en önemlisi bir onur var. O koliyi uzatırken aslında sadece gıda değil, bir "kardeşlik payı" uzatıyoruz. ​Gönülleri incitmeden: Bir insanın ihtiyacını karşılamak kadar, o insanın kendisini mahcup hissetmemesini sağlamak da bir o kadar kıymetlidir. ​Kameradan uzak, kalbe yakın: İyiliğin en makbulü, sadece Allah ile kul arasında kalanıdır. Bir kare fotoğraf çekmek, o anın kutsiyetini bazen zedeleyebilir. ​Sadece bir ay değil, her an: Ramazan’ın bereketiyle hatırladığımız o haneleri, bayramdan sonra da unutmamak; iyiliği bir alışkanlık haline getirmek asıl amacımız olmalı. ​Bir Gönül İnşa Etmek ​Biz yardımlaşmayı bir "reklam" unsuru olarak değil, bir "borç" olarak gören bir medeniyetin mirasçılarıyız. Bir ailenin mutfağına girerken, o evin mahremiyetine saygı duyarak, kimseyi teşhir etmeden, adeta bir emaneti teslim eder gibi hareket etmeliyiz. Unutmayalım ki; o kolinin içindeki erzak elbet tükenir, ama o zarif dokunuşun, o sessiz sedasız yapılan yardımın bıraktığı huzur bir ömür baki kalır. ​Gelin bu Ramazan, iyiliğimizi sessizliğe bürüyelim. Sesimiz değil, vicdanımız konuşsun. Reklamı değil, samimiyeti büyütelim. Çünkü gerçek iyilik, kimsenin haberi yokken bir yüreğe dokunabilmektir. Sedat CİBA Mert TV Genel Yayın Yönetmeni