TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNE OMUZ VERMEK
TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNE OMUZ VERMEK
Çocuklarımız İçin Artık Daha Fazla Konuşmalıyız
Son günlerde İslahiye’de yerel basında yer alan haberleri takip ederken, vatandaşlarımızın gençlerimiz ve uyuşturucu kullanımı konusunda dile getirdiği kaygıları, endişeleri ve adeta haykırışlarını gördüm.
İnanın içim parçalandı.
Çünkü söz konusu olan yalnızca bir haber değil; çocuklarımızın, gençlerimizin ve ailelerimizin geleceğiydi.
Bir annenin evladını okula gönderirken duyduğu endişe, bir babanın çocuğunun kimlerle arkadaşlık ettiğini merak etmesi, vatandaşlarımızın sokaklarda gördükleri karşısında duyduğu kaygı hepimizin üzerinde düşünmesi gereken ciddi bir meseledir.
Bu yazıyı bir siyasetçi olarak değil, öncelikle bir baba, bir vatandaş ve bu ülkenin geleceğini önemseyen bir insan olarak kaleme alıyorum.
Çünkü çocuklarımız söz konusu olduğunda siyasi görüşlerimizin bir anlamı kalmaz. Hepimizin ortak kaygısı aynıdır: Evlatlarımızı korumak.
BU KAYGIYI GÖRMEZDEN GELEMEYİZ
Uyuşturucu meselesi yalnızca güvenlik güçlerinin mücadelesiyle çözülebilecek bir konu değildir.
Elbette uyuşturucu ticareti yapanlarla ve gençlerimizi zehirleyenlerle devletimiz en kararlı şekilde mücadele etmelidir.
Ancak bunun yanında çocuklarımızı bu tehlikeden uzak tutacak sosyal ortamları da oluşturmalıyız.
Çünkü bir gencin uyuşturucuyla tanışmasını beklemek yerine, onu o noktaya getirebilecek sebepleri ortadan kaldırmak çok daha önemlidir.
Aile, okul, güvenlik güçleri, sağlık kuruluşları, yerel yönetimler ve sivil toplum el ele vermelidir.
GENÇLERİMİZE SAHİP ÇIKMALIYIZ
Gençlerimizin boş zamanlarını değerlendirebileceği spor alanlarını, kültür ve sanat faaliyetlerini, meslek edindirme çalışmalarını ve sosyal etkinlikleri artırmalıyız.
Bir gence yalnızca “Kötü alışkanlıklardan uzak dur” demek yeterli değildir.
O gence hedef göstermeli, umut vermeli ve geleceğini kurabileceği imkânlar sunmalıyız.
Çünkü geleceğe dair umudu olan, kendisini değerli hisseden ve hayata tutunacak hedefleri bulunan gençlerimizi kötü alışkanlıklardan korumak çok daha mümkündür.
AİLELERİMİZİN SESİNİ DUYMALIYIZ
Anne ve babaların kaygılarını küçümsememeliyiz.
Çocuklarımızla daha fazla konuşmalı, onları yargılamadan dinlemeli ve arkadaş çevrelerini tanımaya çalışmalıyız.
Bir çocuk ailesine sorununu anlatabiliyorsa, aslında en önemli koruyucu duvarlardan biri kurulmuş demektir.
Bazen bir evladın hayatına dokunmak için büyük sözlere gerek yoktur.
Bir annenin “Nasılsın?” diye sorması, bir babanın “Ben yanındayım” demesi bile çok şey değiştirebilir.
İSLAHİYE’NİN EVLATLARI BİZİM EVLATLARIMIZDIR
İslahiye’de yaşayan çocuklarımız bizim çocuklarımızdır.
Ama bununla da sınırlı değildir.
İslahiye’nin, Gaziantep’in, bölgemizin ve ülkemizin bütün evlatları bizim evlatlarımızdır.
Nerede yaşarsa yaşasın, hangi ailenin çocuğu olursa olsun; onların geleceği hepimizi ilgilendirir.
Bir çocuğun yaşadığı sorun karşısında “Beni ilgilendirmez” deme lüksümüz yoktur.
Çünkü çocuklarımızın geleceği, Türkiye’nin geleceğidir.
Bu nedenle vatandaşlarımızın sesini dinlemeli, kaygılarını ciddiye almalı ve çözüm için hep birlikte hareket etmeliyiz.
BU MÜCADELE HEPİMİZİN MÜCADELESİDİR
Uyuşturucuyla mücadelede devletimizin güvenlik güçlerinin yanında olmalıyız.
Ancak mücadeleyi sadece operasyonlardan ibaret görmemeliyiz.
Önleyici çalışmalar güçlendirilmeli, aileler bilinçlendirilmeli, gençlere sosyal ve ekonomik fırsatlar sunulmalı, eğitim ve rehberlik hizmetleri desteklenmelidir.
Çünkü mesele yalnızca bugün bir genci korumak değildir.
Mesele, yarının Türkiye’sini korumaktır.
Bizim kaybedecek tek bir evladımız bile yok.
Her çocuğumuzun hayatı değerlidir.
Her gencimizin geleceği önemlidir.
Ve her anne-babanın kaygısı dikkate alınmalıdır.
Bugün çocuklarımız için atacağımız her adım, yarın Türkiye’nin daha güçlü ve daha huzurlu bir ülke olmasına katkı sağlayacaktır.
Çocuklarımızı korumak, Türkiye’nin geleceğini korumaktır.
Bu sorumluluk hepimizin omuzlarındadır.
---
Haydar Özkan
Siyasetçi – Yazar
Gelecek hafta, ülkemizin ve İslahiye’mizin gündemindeki farklı bir konuyu ele almak üzere yeniden buluşmak dileğiyle…
Kalın sağlıcakla.