DOLAR

47,4186$% 0.06

EURO

54,7264% 0.58

GRAM ALTIN

6.242,42%0,72

ÇEYREK ALTIN

10.181,00%0,31

TAM ALTIN

40.536,00%0,30

ONS

4.095,87%0,69

Gaziantep AÇIK 34°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • MERT TV
  • Güncel
  • Yaz Sıcaklarında İçimizdeki Fabrika : Metabolizma

Yaz Sıcaklarında İçimizdeki Fabrika : Metabolizma

Yaz Sıcaklarında İçimizdeki Fabrika : Metabolizma

 

Yazın üzerimize çöken o ağır halsizliğin suçlusu tembellik değil, tamamen hücrelerimizin içindeki biyokimyasal savaş! Hava ısındığında beynimizdeki termostat, yani hipotalamus bölgesi hemen alarm verir. Vücuda “Çabuk serinle!” talimatı gönderir. Bu talimatla birlikte kan damarlarımız genişler, kalbimiz daha hızlı çarpar ve ter bezlerimiz harıl harıl çalışmaya başlar. Ancak bu serinleme operasyonu, içerideki gizli işçilerimiz olan enzimleri yakından ilgilendirir.Vücudumuzdaki tüm hayati işleri yürüten enzimler, tam birer konfor düşkünüdür. Sadece 36,5 – 37 derece arasındaki ideal sıcaklıkta kusursuz çalışırlar. Hava çok sıcak olduğunda ve biz yeterince su içmediğimizde, vücut ısımız milimetrik bile olsa yükselir. İşte o an enzimlerin çalışma hızı yavaşlar. Enzimler yavaşlayınca hücrelerde enerji üretimi tekler; biz de kendimizi pilli oyuncaklar gibi bitkin hissederiz. Üstelik terle birlikte sadece su değil; sodyum ve potasyum gibi mineral işçilerini de kaybederiz. Bu işçiler azalınca, kaslarımıza ve beynimize giden elektrik sinyalleri zayıflar, kramplar ve baş ağrıları başlar.Mutfaktaki yanlış tercihlerimiz ise bu biyokimyasal yükü ikiye katlar. Sıcak havada ağır, yağlı veya aşırı şekerli yemekler yediğimizde, sindirim enzimleri bu besinleri parçalamak için çılgın gibi çalışmak zorunda kalır. Bu yoğun çalışma içeride ekstra bir ısı üretir (termik etki) ve bizi daha da bunaltır. Ayrıca ağır yemekler sonrası kan şekeri hızla dalgalanır; bu da insülin hormonunun aniden fırlamasına ve ardından bizi derin bir uyku moduna sokmasına neden olur.

 

Yazın Biyokimyasal Formülü Nedir?Susamayı Beklemeyin: Susama hissi uyandığında, böbreklerimiz suyu tutmak için ADH (Antidiüretik Hormon) salgılamaya çoktan başlamıştır. Yani vücut dehidrasyon (susuzluk) alarmı vermiştir. Saate bakarak su için.

ad826x90

Hafif Beslenin: Karpuz, salatalık gibi bol sulu gıdalar sindirim enzimlerini yormaz. İçerdikleri doğal minerallerle hücre içi sıvı dengesini (osmotik basıncı) hemen korumaya alır.

Asitli İçeceklerden Kaçının: Aşırı şekerli ve asitli içecekler, hücrelerin suyunu emerek dehidrasyonu daha da artırır. Tercihinizi mineralli maden sularından veya ayrandan yana kullanın.

Vücudumuzun kimyasını bozmamak, enzimlerimizi mutlu etmek ve hormonlarımızı dengede tutmak bizim elimizde. Doğru yakıtı seçin, yazın tadını zinde çıkarın.

 

ad826x90

Prof.Dr. H.Ahmet DEVECİ

Gaziantep Üniversitesi Öğretim Üyesi ‎<Bu mesaj düzenlendi>

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP