50,1421$%0,20
55,9072€%-0,62
6.556,39%-0,60
10.791,00%-0,41
42.993,00%-0,40
4.065,24%-0,82
Sözün Özü: Bunları Siz de Bilin İstedim
Asrın felaketini yaşadık bu topraklarda. Herkes bir yere tutunmaya, bir yol bulmaya çalışırken ben doğup büyüdüğüm, taşını toprağını bildiğim İslahiye’mi tek bir an bile yalnız bırakmadım. “Memleketim bir an önce ayağa kalksın” diyerek elimi değil, gövdemi taşın altına koydum.
Alay depoda alt depo sorumlusu olduğum ilk gün, tüm personeli toplayıp o yemini ettim:
“Buraya zenginlerin girmesi yasak. Burada yetimin, garibanın hakkı var. Yardım diye gelen bu hakkı kimseye yedir-me-ye-ceğiz!”
Yedirmedim de… Ben bu memleketin sokaklarında büyüdüm; kim gerçekten gariban, kim yokluk içinde ama gururundan isteyemez çok iyi bilirim. İnsanımız kapıya gelmeye utandı, ben o yardımları bizzat evlerine kadar taşıdım. Peki sonra ne mi oldu? Yetimin hakkını zenginlere peşkeş çekmediğim için görevden alındım. Ah ettim, ama pes etmedim.
Doğruların Bedeli: Göz TV’den Mert TV’ye Uzanan Yol
Maddi imkânsızlıklar yüzünden yıllardır ertelemek zorunda kaldığım hayalimi gerçekleştirip Göz TV’yi kurdum. Yemin etmiştim bir kere; sadece doğruları yazacaktım. Yazdım da… Ama benim yazdıklarım, birilerinin ve onların ağababalarının işine gelmedi. Arkamdan çevrilen oyunlarla, emek verdiğim kanalıma mecburi ortaklar dayatmaya çalıştılar.
Ne mi yaptım? Ceketimi aldım, şerefimle çıktım. Halkımız Göz TV’nin arkasındaki teri de, emeği de, o kanalı kimin kurduğunu çok iyi biliyor. Benim helal hakkımı çalanlarla bu dünyada değilse bile Rabbimin huzurunda, o büyük günde hesaplaşacağız.
Sonra Nurdağı İHA temsilciliği için çağrıldık. Fotoğraflar çekildi, yola çıktık, dostlarımızla paylaşıp kutladık. Ama daha İslahiye topraklarına ayak basmadan gizli bir el uzandı ve o görevi de iptal ettirdi.
Yılmadım… Mert TV’yi kurdum. “Korkusuzca doğruları söyleyeceğim” dedim. Sayfam orada duruyor, tek bir satırını bile silmedim. Ben doğruları yazdıkça onlar beni boğmaya çalıştılar. Sponsorlarıma gidip bedava reklamlar teklif ettiler, yanımda çalışanları kandırmaya çalıştılar, bürokrasiye beni karaladılar, hatta evimin suyunu kestirmeye kadar vardırdılar işi. Tek bir amaçları vardı: Bu halk gerçekleri öğrenmesin, sussun, kabullensin.
Siyaset Meydanında Verilen Onurlu Mücadele
Büyük Birlik Partisi İslahiye İlçe Başkanı iken de aynı duruştan ödün vermedim. Gördüğüm usulsüzlükleri, hırsızlıkları rapor ettim; “Vicdanen herkes bilsin” dedim. Peki ne mi oldu? Rakı masalarında, ilçe başkanlığından alınmam için genel başkanıma dahi beni karaladılar, iftiralar attılar.
Bugün de bu iftiralar, yapmadığım yakıştırmalarla insanların gözünde beni küçük düşürmek için devam ediyor. Ama buradayım. Güvendiğim evvela Allah, sonra da sarsılmaz ve yalan yazmayan kalemimdir. Sizlerin haklarını savunduğum için yaşamadığım zulüm kalmadı; fakat elhamdülillah korkmuyorum, çünkü altının kıymeti düşmez.
Hakikatin Sesi Olmaya Devam Edeceğiz

Benim şahsi bir ikbal kaygım yok. Ben olmasam da olur; yeter ki bu memleketin güzel insanları daha adil, daha huzurlu şartlarda yaşasın. Ama insanız; beden de yoruluyor, yürek de…
Mert TV ekranlarında ve köşe yazılarımda sadece memleketimiz için hayati önem taşıyan konular yer alacak. İslahiye’nin bağrından çıkan, rüştünü ispatlamış programlarımızla, sokak röportajlarımızla yine hemşehrilerimizin derdiyle dertlenmeye devam edeceğiz. Stüdyomuzda da, sokakta da, yazılarımızda da hakikatin sesi olmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.
Biz buradayız. Dik durduk, Mert’çe yaşadık, Mert’çe yazmaya devam edeceğiz.
Bunların hepsini ben yaşadım ve yaşamaya devam ediyorum; ama en önemlisi, bunları sizin de bilmenizdir.
Saygı ve hürmetlerimle,
Sedat CİBA
