44,5289$% -0.17
52,0814€% 0.58
6.846,73%1,45
11.344,00%0,85
45.376,00%0,84
4.781,62%1,62
Spor ahlakı; sporcunun rakibine ve kendisine olan saygısının ifadesidir. Spor ahlakı; sportmenlik (fair play) sağlığa, birlik ve beraberliğe, kardeşliğe, dostluğa dayanan insani değerlerin tamamıdır. Sözlerinden önce ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü iyi anlamamız gerekir. Atatürk, spora ve sporcuya önem veren büyük bir liderdi. Onun için sporcunun sportif anlamda başarılı olması kadar ahlaklı olması daha önemliydi.
“Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim” sözü Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün milletimize miras olarak bıraktığı çok değerli bir sözdür. Atatürk dile getirdiği bu cümle ile sporcuların sadece yetenekli olmaları değil, aynı zamanda ahlaklı ve dürüst olmaları gerektiğine vurgu yapmıştır.
Son zamanlarda spor müsabakalarında ahlakla bağdaşmayan olaylar görmekteyiz. Günümüzde birçok spor alanında zeki ve çevik olmayı başaran bazı sporcular kazanmak uğruna ahlaklı olmayı başaramıyorlar. Ülkemizdeki en popüler spor futbol olduğu için örnekleri futboldan vermek istiyorum. Örneğin bir futbol maçında kendisine faul yapılmadığı halde dakikalarca yerde kıvranan bir sporcunun ahlaklı olduğu söylenebilir mi? Peki, top eline değdiği halde ısrarla değmediğini savunan bir sporcuya ne demeli? Elbette iş sadece bununla da bitmiyor. Ne yazık ki ahlaksız olanlar sadece sporcular değil. Dürüst olmak gerekirse liste biraz kabarık.
Bu kötü gidişattan kulüp başkanlarının da rolü büyük. Durumun ne kadar vahim olduğunu anlamak için güzide spor kulüplerimizin başkan ve yöneticilerinin verdikleri demeçlere bakmamız gerekiyor. Kendisine uzatılan mikrofona ahlaktan yoksun açıklamalarla topluma kötü örnek olabiliyor. Oysa o kulüpleri temsil eden yönetici sıfatındaki bu kişilerin söylemlerine çok dikkat etmeleri gerekir. Taraftarına şirin gözükmek için verdikleri seviyesiz demeçlerle Türk sporunun ileri gitmesi hayalden ibarettir. Verilen bu demeçler taraftar üzerinde olumsuz etki oluşturuyor. Zira yapılan sportif müsabakalarda taraftarın yaptığı kötü tezahüratlar, hatalar zincirine bir halka olarak ekliyor.
Meselenin bir ayağı da spor yorumculuğuna soyunan eski hakemlerdir. Tecrübeli bir hakemin spor müsabakalarını yorumlaması gayet doğaldır. Ancak bu kişilerin milyonlar önünde işlerini yaparken taşıdıkları sorumluluğun bilincinde olmaları gerekiyor. Bu arada hepsi kabahatli demek istemiyorum.
Çünkü bunların içinde işini gayet iyi yapan yorumcular da var. Lakin bir kulübe, belli bir zümreye veya taraftar grubuna şirin görünmek için yanlışa doğru, doğruya ise yanlış dememeleri gerekiyor.
İnsanız ve hepimiz hata yapabiliriz. Yeter ki art niyet olmasın. Eğer ortada bir haksızlık varsa buna da hukuki yolların dışına çıkmadan itiraz edilmelidir.
Bu anlamda sporun içinde olan herkese Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim” sözünü hatırlatmayı kendime görev sayarım. Sportmenlik ve spor ahlakını yeni nesillere aşılamak hepimizin görevidir. Sporcular da gelecek nesillere örnek olmaya özen göstermelidir. Hep beraber Zeki, Çevik ve Ahlaklı sporcuların olduğu yeni nesiller için el ele verelim.
Yılmaz Ali
Yazar

1
İslahiye Spor 75 Yaşında!
237 kez okundu
2
Ders Almadık, Almayacağız! | Mustafa GELEBEK
236 kez okundu
3
Realist Olmak Zordur! | Mustafa GELEBEK
223 kez okundu
4
Görünmez Mimari: Sağlığın Kimyası | Prof. Dr. Hacı Ahmet DEVECİ
205 kez okundu
5
Oruç: Maneviyat ve Biyokimya Arasındaki Köprü
175 kez okundu