44,6304$% 0.11
52,5769€% 0.46
6.811,84%-0,26
11.218,00%-0,65
45.008,00%-0,73
4.749,06%-0,35
Vekiller, Rus Oyunu, Petrolün Rahatlaması ve Yeni Dengeler 7-8 Nisan 2026…
40 günlük kanlı çarpışmanın ardından ABD Başkanı Donald Trump, İran’la “şartlı ateşkes” ilan etti. Hürmüz Boğazı’nın tam, derhal ve güvenli açılması ön şarttı. Trump “hedeflerimizi aştık” dese de Tahran sokaklarında “ABD teslim oldu” kutlamaları yapıldı. Operation Epic Fury ile başlayan savaşta nükleer tesisler yerle bir edildi, Khamenei dahil birçok üst düzey isim hayatını kaybetti, vekil ağları ağır hasar aldı.
Peki dünyanın en güçlü ordusu neden son anda frene bastı?
İran’ın klasik bir ordusu yok denecek kadar sınırlı; ama “Direniş Ekseni” denen vekil ağı gerçekten muazzam. Lübnan Hizbullahı 20-40 bin savaşçısı ve 150 bin roket-füze stoğuyla en kritik halka. Yemen Husileri Kızıldeniz’i abluka altına alarak küresel enerjiyi rehin tuttu. Irak’ta Haşdi Şabi milisleri ABD üslerini roket yağmuruna tutarken, Hamas ve İslami Cihad Gazze’de İsrail’i içten oyaladı. Bu ağ sayesinde İran, savaşı kendi topraklarının dışına taşımayı başardı.
Hürmüz’ü kapatma tehdidi ise petrol fiyatlarını zirveye fırlattı.
İsrail cephesinde ise manzara vahimdi. Yıllardır “yenilmez” diye pazarlanan Çelik Kubbe (Iron Dome), bu savaşta defalarca delindi. Aylardır İsrailliler sığınaklarda yaşamaya mahkûm oldu; kuzeyde Hizbullah roketleri, güneyde Hamas ve İslami Cihad saldırıları, ülke genelinde İran’dan gelen balistik füzeler ve dronlar günlük hayatı felç etti. Ekonomik kayıplar, asker ve sivil zayiatı, toplumsal yorgunluk Tel Aviv yönetimini de zorladı.Tam bu noktada Rusya devreye girdi. 2025’te imzalanan 20 yıllık Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması lafta kalmadı. Shahed drone’ları, uydu istihbaratı ve diplomatik şemsiye ile İran’ın direncini uzattı. Bu ilişki klasik bir askeri ittifak değil; pragmatik, karşılıklı çıkarlara dayalı bir “derin oyun”du.
Amerika pes etti çünkü askeri üstünlük tek başına yetmedi. Ekonomik maliyetler, iç siyaset baskısı, Çin-Rusya’nın dolaylı desteği ve vekillerin savaşı uzatma kapasitesi Washington’u masaya oturttu. Tam rejim değişikliği hedefi tutturulamadı. Vekil ağı hasar gördü ama çökmedi.
Savaşın bitmesiyle gelen en somut rahatlama petrol piyasasında yaşandı. Varil başına 130-140 dolara fırlayan Brent, ateşkesle birlikte hızlı bir inişe geçti. Türkiye’de de akaryakıt fiyatlarında belirgin düşüş başladı. Benzinden motorine yansıyacak bu indirim, enflasyonla boğuşan ekonomiye ve vatandaşın cebine önemli bir nefes olacak. Taşıma sektörü, sanayi ve hane halkı için sevindirici bir gelişme. Umarız bu fırsat kaçırılmaz ve doğalgaz ile elektriğe gelen son zamlar da bir an önce gözden geçirilir, hatta geri çekilir.
Küresel enerji fiyatları düşerken iç piyasada “fırsattan istifade” mantığıyla zamları korumak ne vatandaşın hakkına sığar ne de ekonomik mantığa uyar. Bu indirim dalgasının doğalgaz ve elektrik faturalarına da yansıması, milletin yükünü hafifletmek adına mutlaka değerlendirilmelidir.
Peki bundan sonrası?
Bekleyip izleyip göreceğiz. Umudumuz, Mezopotamya coğrafyasında –Irak, Suriye, Lübnan hattında– emperyalist ve siyonist güçlerin artık eskisi gibi at oynatamayacağı yeni bir dengenin filizlenmesidir. Yıllardır vekil savaşları, renkli devrimler ve işgallerle bölgeyi şekillendirmeye çalışan dış aktörlerin manevra alanı daralıyor. İran’ın direnci, Rusya’nın desteği, yerel direniş ağları ve yükselen çok kutuplu dünya, tek taraflı hâkimiyet hayallerini giderek zorlaştırıyor.
Tabii tablo hâlâ kırılgan. Ateşkes sadece iki haftalık bir mola; kalıcı barış değil. Türkiye’nin enerji güvenliği, Suriye-Irak hattındaki çıkarları ve bölgesel istikrar her zamankinden kritik önem taşıyor. Amerika’nın bu savaşta pes ettiği an, güç gösterisinin sınırlarını bir kez daha ortaya koydu. Askeri teknoloji tek başına yetmiyor. Ekonomik gerçekler, vekil ağları, stratejik ittifaklar ve zamanlama her şeyi belirliyor. Ortadoğu yine kan ve petrol kokuyor; ama en azından petrol fiyatları düşerken dünya ve Türkiye biraz olsun nefes aldı. Tarih, en güçlü olanın değil, oyunu en iyi okuyan tarafın yazdığını bir kez daha hatırlattı.
Şimdi gözler masada: Gerçek bir anlaşma mı gelecek, yoksa daha büyük bir yangın mı? Mezopotamya’nın kadim toprakları, yeni dengelere şahitlik edecek.
Yeni bir hafta, yeni konularla Mert TV köşesinde buluşmak umuduyla…

Kalın sağlıcakla.
Haydar Mirsad ÖZKAN
Yeniden Refah Partisi İslahiye İlçe Başkanı

1
Görünmez Mimari: Sağlığın Kimyası | Prof. Dr. Hacı Ahmet DEVECİ
260 kez okundu
2
Ders Almadık, Almayacağız! | Mustafa GELEBEK
244 kez okundu
3
İslahiye Spor 75 Yaşında!
240 kez okundu
4
Realist Olmak Zordur! | Mustafa GELEBEK
234 kez okundu
5
Amerika’nın Ortadoğu’da Pes Ettiği An | Haydar ÖZKAN
204 kez okundu