DOLAR

47,4209$% 0.06

EURO

54,6540% 0.44

GRAM ALTIN

6.212,67%0,24

ÇEYREK ALTIN

10.126,00%-0,24

TAM ALTIN

40.320,00%-0,23

ONS

4.092,38%0,61

Gaziantep AÇIK 37°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

SESSİZCE KAYBETTİKLERİMİZ 

SESSİZCE KAYBETTİKLERİMİZ

 

Her gün yeni bir tartışmanın içinde uyanıyoruz. Gündem değişiyor, başlıklar değişiyor, tartışmalar değişiyor. Fakat değişmeyen bir gerçek var: Toplum olarak birbirimizi dinlemeyi ve anlamayı giderek unutuyoruz.

Eskiden aynı sofrada farklı görüşler konuşulurdu. Fikir ayrılıkları dostlukları bitirmez, insanlar birbirini ötekileştirmeden düşüncelerini ifade edebilirdi. Tartışmaların sonunda yine aynı çayın etrafında buluşulur, ortak değerlerde birleşilirdi. Bugün ise farklı düşünmek, çoğu zaman karşı tarafı anlamaktan vazgeçmek anlamına geliyor.

Oysa bir toplumun gücü, herkesin aynı fikirde olmasından değil; farklı fikirlerin ortak bir gelecek idealinde buluşabilmesinden doğar.

ad826x90

Belki de sessizce kaybettiğimiz en önemli değer, güven duygusudur. İnsanlar artık sadece ekonomik belirsizliklerden değil, birbirlerine karşı da mesafeli. Komşuluk ilişkileri zayıflıyor, aile içi iletişim azalıyor, selam vermek bile bazen unutulan bir nezaket kuralına dönüşüyor. Dijital dünyada binlerce kişiye ulaşabiliyoruz; ancak gerçek anlamda dertleşebileceğimiz insanların sayısı giderek azalıyor.

Bir başka kaybımız ise umut… Umut azaldığında üretim de azalır. Umut azaldığında gençler geleceğini başka ülkelerde aramaya başlar. Umut azaldığında insanlar hayal kurmaktan vazgeçer. Oysa bir milleti güçlü kılan yalnızca ekonomik göstergeler değil, geleceğe duyduğu inançtır.

Toplum olarak yeniden bazı kavramları hatırlamaya ihtiyacımız var: Saygıyı, nezaketi, empatiyi, adaleti ve vicdanı… Çünkü hiçbir teknolojik gelişme, hiçbir ekonomik başarı, insan olmanın temel değerlerinin yerini tutamaz.

Belki de artık birbirimize hak vermekten önce birbirimizi anlamayı öğrenmeliyiz. Aynı düşünmek zorunda değiliz; fakat aynı ülkenin geleceğini paylaştığımızı unutmamalıyız. Farklılıklarımız ayrılık sebebi değil, ortak aklı büyüten bir zenginlik olmalıdır.

ad826x90

Çocuklarımız bizi izliyor. Onlar sadece söylediklerimizi değil, davranışlarımızı da örnek alıyor. Eğer öfkeyi normalleştirirsek, onlar da öfkeyi miras alacaktır. Eğer dürüstlüğü, çalışmayı, sevgiyi ve hoşgörüyü yaşatırsak, geleceğin temellerini de sağlam atmış oluruz.

Bir ülkenin gerçek zenginliği yalnızca yolları, binaları ya da ekonomik verileri değildir. Asıl zenginlik; birbirine güvenen insanların varlığı, güçlü aile yapısı, nitelikli eğitim sistemi, üretken gençliği ve ortak değerlerine sahip çıkan toplumudur.

Bugün kendimize şu soruyu sormanın tam zamanıdır:

Daha yaşanabilir bir ülke istiyorsak, daha yaşanabilir bir toplum için biz ne yapıyoruz?

Çünkü değişim, büyük sloganlarla değil; evimizde, iş yerimizde, okulda, sokakta ve günlük hayatımızda attığımız küçük ama samimi adımlarla başlar.

ad826x90

Toplumları ayakta tutan sadece yasalar değildir. Toplumları ayakta tutan; ortak vicdan, karşılıklı güven, adalet duygusu ve birbirine sahip çıkan insanlardır. İşte kaybetmememiz gereken en büyük değer de budur.

Bugünün dünyasında en büyük ihtiyaç, daha fazla tartışmak değil; daha çok dinlemek, daha çok anlamak ve daha çok birlikte üretmektir. Çünkü güçlü toplumlar, farklılıklarını çatışmaya değil, ortak geleceğe dönüştürebilen toplumlardır.

Haydar Mirsad Özkan

Politikacı | Köşe Yazarı

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP