45,6008$% 0
53,3461€% 0.34
6.664,94%0,07
10.836,00%0,28
43.208,00%0,28
4.545,74%0,05
06 Mayıs 2026 Çarşamba
Okullarda Artan Şiddet Olayları: Nedenleri ve Çözüm Yolları Üzerine Bir Değerlendirme | Bilal ERDOĞAN
Sözüm Olsun | Enver Polat
Şehri İmar Ederken Nesli İhmal Etmek | Haydar ÖZKAN
Ey İnsan! | Mustafa GELEBEK
Şehit Resul Polat Anısına: 33 Yıllık Özlem | Mehmet OĞUZTÜRK
Görünmez Mimari: Sağlığın Kimyası | Prof. Dr. Hacı Ahmet DEVECİ
Adam, uykusunun en derin yerinde bir sesle uyandı. Bu, bir cırcır böceğinin sesiydi. Ancak sıradan bir ötüş değildi; sanki ona sesleniyor, “Kalk… hadi kalk…” diyordu.
Adam doğrulduğu anda ses kesildi. Ortalığı bir anda derin bir sessizlik kapladı. O sessizliğin içinde bir hitap yankılandı: “Duanı neden küçük görüyorsun? En büyük silah duadır. Edebildiğin kadar et. Ben kabul edeceğim. Verdikçe hazinemden hiçbir şey eksilmez.”
Ve sanki bir nida yükseldi:
“Yok mu isteyen? Vereyim.”
Adam ayağa kalktı ve yürümeye başladı. İçinde bir arınma hissi vardı. Günahları, denizlerin köpüğü gibi dökülüyor gibiydi. Su bedenine değdikçe hafifliyor, sanki yeniden doğuyordu. Yeni bir gün, yeni bir hayat için ona bir fırsat daha verilmişti.
Şükretti…
Kalkabildiği için, duyabildiği için, tutabildiği için…
Konuşabildiği, düşünebildiği ve görebildiği için…
Anladı ki, seviliyordu.
O’na en yakın yerdeydi. Çünkü O, insana şah damarından daha yakındı.
“İste…” diyordu. “İsteyenleri severim.”
Adamın görevi istemekti, O’nunki vermek.
Ümmet için…
Ülke için…
Kendisi, ailesi, dostları ve tüm ihtiyaç sahipleri için…
“İste de vereyim…” diyordu.
Adam istemeyi seviyordu.
O ise vermeyi…
Adam O’nu seviyordu.
O da adamı…
Ve adam, içten bir sesle fısıldadı: “Seni çok seviyorum Allah’ım…”
Sonra sustu.
Mustafa GELEBEK
İş İnsanı / Politikacı