44,4803$% 0.07
51,0567€% 0.13
6.526,24%1,23
10.879,00%-1,76
43.183,00%1,13
4.558,32%1,04
25 Mart 2026 Çarşamba
Savaşın Gölgesinde İnsan Hakları | Bilal ERDOĞAN
Muhsin Başkan Anısına: Biz Çok Bekledik | MEHMET OĞUZTÜRK
Savaşın Gölgesi Soframızda: Gıdaya Erişim, Beslenme ve Metabolizma | Prof. Dr. Hacı Ahmet DEVECİ
Karlar Altında Üşüyen Bir Millet: 25 Mart Sancısı | SEDAT CİBA
Afrika'da Yetimhane Gerçeği | Yılmaz Ali
Tarih boyunca bu coğrafyada tabiat, sabahın ilk ışıklarıyla beraber bereketin hamle sesleriyle uyanır güne. Kah bir köşede çapa sesi, kah su yolunu değiştiren bir küreğin sesi bazen de ekin biçen orak karışır gündüze. Belki çok uzaklardan duyulmaz bu sesler lakin bilinir ki, ovanın dört bir yanında bereket için çalışır eller. Kimisi tırmığıyla temizler yaban otunu kimisi havalandırmak için toprağı beller.
Bereketli olduğundandır tarih boyunca nice imparatorluğun ya da küçük beyliklerin hayranlığı. Bu yüzdendir ki berekete sahip olmak için bazen kan ile sulanmıştır bu topraklar. Ovaya sahip olmak isteyen nice komutanın, nice askerin kılıç seslerine bırakmıştır tarım aletleri yerini. Kazanan devam etmiştir yeniden tarım aletlerini inletmeye.
Nihayetinde sadece bereket için kan dökülen topraklar olmuştur İslahiye Ovası. Fakat sadece tarımın ve silahın değil aynı zamanda sanatın ve kültürün de gözdesi haline gelmiştir bu topraklar. Binlerce yıldır yaşanan her sanat hamlesini anlatamam belki sizlere. Fakat taştan heykellerin ve heykel sanatçılarının başkenti olmuştu bir vakitler bu topraklar. Şimdi bundan 3300 yıl öncesine gidelim. Bir Hitit İmparatoru olan I. Şuppiluliuma’nın yaşadığı ve İslahiye için karar verdiği o günlere…
I. Şuppiluliuma’dan Mirastır Sanat
M.Ö. 14. yüzyılda Hitit İmparatoru I. Şuppiluliuma döneminde, İslahiye ve çevresi sanat ve kültürle öne çıkan bir bölge haline gelmiştir. Bu dönemin en somut kanıtı, İslahiye yakınlarındaki Yesemek Açık Hava Müzesi’dir. Burası, Hitit taş işçiliğinin en büyük açık hava atölyelerinden biri olarak işlev görmüştür.
Hitit İmparatoru I. Şuppiluliuma’nın bu toprakları bir sanat merkezi haline getirmek istemesi belki de taştan tanrılara duyulan bir ihtiyaçtı. Sebebi ne olursa olsun Yesemek’te üretilen sfenksler, kapı aslanları ve figüratif kabartmalar, yalnızca estetik bir değer taşımakla kalmamış, aynı zamanda Hitit merkezi otoritesinin ve kültürel etkisinin göstergesi olmuştur. Bugün yarım kalmış heykeller, taş ocağı faaliyetlerinin yoğunluğunu ve Hititlerde işbölümü ile uzmanlaşmanın gelişmişliğini ortaya koymaktadır. Ve bir de bu coğrafyanın taş üzerinden sanat ve sanatçının toprakları olduğunu.
İslahiye Ovası’na baktığımızda, binlerce yıllık bereket ve emeğin izlerini hâlâ görebiliriz. Toprak, sadece tarımın değil, sanatın ve kültürün de mirasını taşır. Yesemek’in taşlarında, I. Şuppiluliuma’nın kararlarında ve o günlerden bugüne süren yaşamda, geçmişin sessiz ama güçlü yankıları hâlâ duyulur. Bu topraklar, hem doğanın hem de insan emeğinin hikâyesini anlatan yaşayan bir tarih kitabıdır; her sabah, günün ilk ışıklarıyla beraber yeniden uyanan bereketin sesiyle…
Mehmet OĞUZTÜRK
Araştırmacı Yazar