DOLAR

44,4845$% 0.07

EURO

51,0589% 0.14

GRAM ALTIN

6.518,87%1,11

ÇEYREK ALTIN

10.864,00%1,03

TAM ALTIN

43.123,00%1,03

ONS

4.560,66%1,09

Gaziantep AÇIK
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Prof. Dr. Hacı Ahmet Deveci

Prof. Dr. Hacı Ahmet Deveci

28 Mart 2026 Cumartesi

Oruç: Maneviyat ve Biyokimya Arasındaki Köprü

Oruç: Maneviyat ve Biyokimya Arasındaki Köprü
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ramazan ayı yüzyıllardır sabır, disiplin ve manevi bir arınma pratiği olarak bilinir. Bu kadim ibadet, bireylerde sabrı, empatiyi ve kendini kontrol etme yetisini pekiştirir. Ancak günümüz biyokimyası Ramazan orucunun sadece manevi bir disiplin değil, aynı zamanda hücrelerimizin işleyişini ve metabolik dengesini de kökten değiştirdiğini ortaya koymaktadır. Ramazan orucunun bu disiplini, son yıllarda popüler hale gelen aralıklı oruç diyetlerine de ilham vermiştir. Aslında aralıklı oruç, Ramazan orucunun biyolojik ritmini alarak modern beslenme yaklaşımlarına uyarlanmış ve metabolizmayı yeniden düzenleyen bir program haline gelmiştir.

Oruç maneviyatımızda bazı değişiklikler meydana getirirken, aynı zamanda metabolizmamızda da biyokimyasal değişikliklere neden olmaktadır. Bu değişikliklere örnek verecek olursak; oruç sırasında insülin seviyeleri düşer, karaciğer glikojen depolarını tüketir ve yağ asitleri enerji için kullanılmaya başlar. Keton cisimcikleri, beynin enerji kaynağı haline gelirler. Bu süreçte, otofaji dediğimiz hücre içi temizlik devreye girer; hücreler, hasarlı proteinleri ve bozulmuş organelleri geri dönüştürür. Bu biyokimyasal ritim, insülin hassasiyetini artırır, yağ yakımını destekler ve hücrelerin kendini onarma kapasitesini yükseltir. Ayrıca, oruç sırasında büyüme hormonu artar, bu da kas kütlesini korur ve yağ yakımını destekler. Beyinde, beyin kaynaklı nörotrofik faktör (BDNF) artar, bu da hafıza ve öğrenmeyi destekler.

Bu süreçte, hormonların rolü de hayati önem taşımaktadır. İnsülin, glikoz metabolizmasında anahtar rol oynar; oruçla birlikte insülin duyarlılığı artar ve bu da yağ dokusunun daha verimli yakılmasını sağlar. Leptin hormonu tokluk hissini düzenlerken, grelin hormonu ise açlık hissini tetiklemektedir. Oruç, bu hormonların dengesini de değiştirir. Kortizol bir stres hormonudur ve oruç stres tepkilerini hafifletmektedir. Tiroid hormonları metabolizmayı düzenler. Bu hormonların dengesi, açlık sırasında enerji kullanımını optimize eder.

Ancak, bu biyokimyasal esneklik herkes için aynı değildir. Özellikle çocuklar ve ergenler, büyüme hormonlarının yüksek olduğu dönemlerde, oruç sırasında ciddi besin ve enerji kaybına uğrayabilir. Yaşlı bireyler, azalan metabolik esneklik nedeniyle, açlık sırasında kan şekerinde dalgalanma yaşayabilir. Hamileler ve emziren anneler, fetüsün ya da bebeğin enerji ihtiyacı nedeniyle oruç sırasında dengesizlik yaşayabilir. Kronik hastalığı olan bireylerde, diyabet, kalp rahatsızlığı gibi durumlarda, oruç sırasında biyokimyasal parametrelerde dalgalanma ve ilaç düzeninde zorluklar yaşanabilir. Bu yüzden, bu grupların oruç tutmadan önce mutlaka bir sağlık uzmanına danışması büyük önem taşımaktadır.

Sonuç olarak, oruç hem ruhsal hem biyokimyasal bir arınma fırsatıdır. Bu manevi zenginliği, biyokimyasal dengeyle birleştirdiğimizde, sabır ve disiplinin, insülin hassasiyetini artırdığını, hücre yenilenmesini desteklediğini ve zihinsel netliği arttırdığını görüyoruz. Bu vesileyle tüm insanlığa Mübarek Ramazan ayında huzur, barış, sağlık ve denge dolu bir yolculuk diliyorum.

Prof. Dr. Hacı Ahmet DEVECİ
Gaziantep Üniversitesi Öğretim Üyesi